Ana sayfa Sivrihisar ve Geçmiş Ünlüler Şeyh Baba Yusuf

Şeyh Baba Yusuf

5
0

Sivrihisar ilçemizde tarih boyunca birçok ünlü şahsiyet yetişmiştir. Nasreddin Hoca, Yunus Emre, Hızır Bey, Aziz Mahmut Hüdâi, Mehmet Kaplan bunlardan sadece bir kaçıdır. Bu güzel beldenin bir de “baba”sı vardır; Şeyh Baba Yusuf.

Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber 80 yıl kadar yaşayıp 1512-1513 tarihlerinde vefat ettiği düşünülen Şeyh Baba Yusuf Sivrihisarî, Bayramiyye tarikatına mensup olup, Akşemseddin Hazretlerinin halifelerindendir. Eserlerinden Arapça’ya, Farsça’ya ve kuvvetli bir hadis bilgisine hâkim olduğu anlaşılmaktadır. Baba Yusuf aynı zamanda meşhur bir vâiz ve usta bir hattattır. Hatta rivayetlere göre II. Bayezid kendi adına yaptırdığı caminin açılışını yapmak için vezirlerinden en meşhur, sözü en tesirli olan bir hoca çağırmalarını istemiş, vezirler de Şeyh Baba Yusuf’u davet etmişlerdir. Caminin açılışı olan cuma günü Şeyh Baba’nın verdiği vaaz, Bayezid da dâhil olmak üzere, camide bulunan herkesi gözyaşlarına boğmuş, hatta vaazı dinleyen üç Hristiyan vaazdan sonra gelip Sultan Bayezid ve Baba Yusuf’un huzurunda Müslüman olmuşlardır.

Baba Yusuf hakkında söylenen birkaç menkıbe vardır birini buraya derc ediyoruz: Şeyh Baba Yusuf Hazretleri bir müşkili için İstanbul’a gider. Zamanın din büyüklerinden birini ziyâret eder. İçeriye girdiğinde görmek istediği zât namaz kılmaktadır. Şeyh Baba Yusuf Hazretleri: -Selamün aleyküm diyerek oturur. Namaz bittikten sonra o zât: -Yâ Şeyh! Namaz kılana selam verilmez. Sendeki bu hal nedir acep? diye sorduğunda Şeyh Baba Yusuf gülümseyerek: -Efendi! Siz namazda iken yaptırmakta olduğunuz kulübeye taş topluyordunuz. Onun için selam verdim, der. Bu zât da: -Evet Şeyhim, dediğin doğrudur. Allah affetsin, gönlüm taş topluyordu, diyerek hicâbını izhar edip Şeyh Baba Yusuf Hazretleri’nin keramet sahibi olduğuna hükmeder.

ESERLERİ:

Dîvân: Baştan sona kaside olarak telakki edilebilecek şiirlerden ve tercilerden meydana gelen eser, alfabetik tertibe göre yazılmış olup bütün şiirler tasavvufîdir.

Risâletü’n- Nûriye: Tasavvufî bir eser olup Arapça olarak kaleme alınmıştır.
Tefsir: Farsça olarak kaleme alınan tefsir, iki ciltten oluşmaktadır. Bu eserin özelliği bizzat Baba Yûsuf tarafından istinsah edilmedir. Birinci cildi, Baba Yûsuf tarafından yaptırılan Kurşunlu Câmi’de korunan eserin ikinci cildi, buradan alınıp başka yere götürülmüştür. Ancak eserin bu cildinin şu an nerede olduğu bilinmemektedir.

Mir’âtü’l-Âşikîn ve Mişkâtü’s-Sâdikîn: Yûnus Emre’nin zannedilen, aslında Kaygusuz Abdal’ın olan “Sakla gönül tarlasın susığırı girmesün” şiirinin şerhidir.

Mevhûb-ı Mahbûb: Baba Yusuf’un en önemli eseri olan Mevhûb-ı Mahbûb Hicri 913, Miladi 1507 – 1508 yıllarında, aruzun “mefâîlün mefâîlün feûlün” kalıbıyla ve mesnevî nazım şekliyle yazılmış olup, 7968 beyitten oluşmaktadır. Konya nüshasının “Hâtimetü’l-Kitab” bölümünde eserin isminin “Mahbûb-ı Mahbûb” olduğu yazmaktadır. Sivrihisar nüshasında ise eserin ismi “Mevhûb-ı Mahbûb” olarak geçmektedir. Eserin gerek “Sebeb-i Te’lif-i Kitab” bölümünden gerekse çeşitli beyitlerden anlaşıldığı üzere, Şeyh Baba Yusuf’a bir gün rüyasında Ka’be’de Hâcerü’l-Esved’in yanında iken, manzum bir eser yazması ihtar edilmiş ve Baba Yusuf da bu eseri kaleme almıştır. Eserin amacı nasihattir ve hemen hemen her konu ayet ve hadislere dayandırılmış, yer yer hikâye ve menkibe zenginleştirilmiştir. Her biri, diğerinden kıymetli olan bu eserler içinde Mevhûb-ı Mahbûb’un ayrı bir yeri vardır. Çünkü bu eser Yunus Emre’nin vefatına en yakın yazılı kaynak olma özelliği taşımaktadır ve bu eserde Yunus Emre’nin Sivrihisar’da medfûn bulunduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla “Bizim Yunus”umuzun mezar tartışmalarına da ışık tutan önemli bir eserdir. Prof. Dr. Ahmet Kartal gerek müellifin şiirlerinden yola çıkarak, gerekse tezkirelerden bilgi harmanlayarak Şeyh Baba Yusuf’un bugün Eskişehir’e bağlı olan Sivrihisar ilçesinde doğduğunu, Şeyh Baba Halil isminde oldukça uzun ömür sürmüş bir zatın oğlu olduğunu, gördüğü eğitimi vb. konuları aydınlatmaya çalışmıştır. Bu bölümde dikkat çeken bir kısım daha vardır ki, Baba Yusuf Mevhûb-ı Mahbûb’unda Sivrihisar’dan bahsettiği bir kısımda, Hz. Ali’nin kardeşi olan Câfer-i Tayyâr’ın, Bayrâmiyye ekolünün kurucusu olan Hacı Bayram Veli’nin ve sahabenin büyüklerinden olan Abdülvehhâb hazretlerinin bu beldede medfûn olduğu söylemektedir.

Sayın Prof. Dr. Ahmet Kartal’ın hazırlamış olduğu, Şeyh Baba Yusuf Sivrihisârî’ye ait, dini ve didaktik mesnevî tarzında yazılmış olan bu eserin, Eski Anadolu Türkçesi ile Osmanlı Türkçesi arasında geçiş dönemine ait olması ve bu dönemin dil özelliklerini yansıtması bakımından da önemli olup, bu alanda çalışma yapanlara faydalı olacağı kanaatindeyiz.

babayusufŞeyh Baba Yûsuf’un, Mevhûb-ı Mahbûb isimli mesnevîsinin sonunda, Hz. Âdem’e kadar ulaşan aile şeceresi bulunmaktadır. Bu şecereye göre, Şeyh Baba Halil isminde bir zâtın oğlu olan Baba Yusuf’un dedesi Şeyh Alâaddîn, büyük dedesi ise Şeyh İbrâhim’dir. Annesi hakkında ise, kaynaklarda herhangi bir bilgi bulunmayan Şeyh Baba Yûsuf’un, Hamdi Baba, Fahri Baba, Sofi Baba ve Hamid Baba isimlerinde dört tane oğlu vardır. Bunlardan Hamdi Baba, tıpkı babası gibi döneminin önemli din büyüklerinden olup Selçuk Medresesi’nden icazet almış ve bir dönem vaizlik yapmıştır. Daha sonra, çeşitli medreselerde müderrislik yapan Hamdi Baba, birçok öğrenci yetiştirmiş ve onlara icazet vermiştir. Sivrihisarlı Velî Şeyh Baba Hamîdullah diye de anılan Hamdi Baba, aynı zamanda bir ahi büyüğüdür.

Yazma eserleri olduğu söylenmesine rağmen, maalesef onlar bugün kayıptır. Kabri, Kurşunlu Camii’nin bitişiğinde kendi ismiyle anılan türbede bulunmaktadır. Baba Yûsuf’un çocuklarından Sofi Baba ile Hamid Baba’nın kabirleri de, yine bu türbede yer almaktadır.

***

Orhan Keskin – Bütün Yönleriyle Sivrihisar
Prof. Dr. Ahmet KARTAL – Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
Talip ÇUKURLU – Eskişehir Osmangazi Üni. Türk Dili ve Ed. Böl.
 eml
 Sivrihisar’da Yetişen Veliler