Ana sayfa Tarihi Eserler ve Turizm Alemşah Kümbeti

Alemşah Kümbeti

4
0

SİVRİHİSAR ALEMŞAH KÜMBETİ (Mescidi) H.728 – M.1327

Kümbet: Anadolu Selçuklu dönemlerinde yapılan ve kendine özgü yapısı olan anıt mescidler, anıt mezarlardır. Alt katında mezar, üst katında mescid bulunan ve iki katlı inşa edilmiş olan yapılardır. Genellikle büyük devlet ve din adamları için yapılmıştır. Üstü koni veya piramit şeklinde bir külahla örtülmüş olan özellikle Selçuklular devri türbelerine künbet (kümbet) denir.

KÜMBETİN TARİHÇESİ, MİMARİ ve SÜSLEME ÖZELLİKLERİ

Sivrihisar Alemşah Kümbeti, İlhanlıların Anadolu Selçuklu Devletini istilası zamanında yapılan bir Türk Mescididir. İlhanlılar tarafından Anadoluyu işgalle görevlendirilen (Moğol Teoman) Onbin askerin kumandanı Baltu’nun oğlu Melikşah Bey, Anadolu Valisi meşhur Sadrazam Çobanın oğlu Timurtaş Paşa tarafından öldürülen Sultanşah Bey için 1327 yılında Hatip Necip adında bir ustaya yaptırılmıştır.

Günümüze kadar ayakta kalan bu yapı, altta kare bir plan, bunun üzerinde yükselen sekizgen gövdeden meydana gelir. Türbenin üstü sekizgen kasnağa oturan, dışta erhami (pramidal) külahla örtülüdür. Külahın tepesi zamanla yıprandığından korumalıkla yenilenmiş, birde alem ilave edilmiştir. Türbe isminide buradan almaktadır.

Alemşah kümbeti iki katlıdır. Alt katı mezar, üst katı ise mescit olarak yaptırılmıştır. Mescidin alt kısmında yapı malzemesi olarak mermer, üst kısmında ise tuğla kullanılmıştır. Giriş kapısı ağaçtır. Kapı üzerinde çok güzel işleme ve kapının yan taraflarındaki mermerler oyularak süslenmiştir.

Kapı üzerindeki mermer kitabede “Bu imâreyi büyük emir ümeranın meliki, meali ve mekârimi sahibi hayır ve hasenat babası Melikşah yaptırdı. Çalap tevfikini daim etsin ve cennet yolunu kolaylaştırsın. Bunu rahmeti ilâhiyeye nail, sait ve gençlik çağında zulümle şehit edilen kardeşi Sultan Şah Binikir Baltu için yaptırdı. Allah afv mağfiret etsin ve bunları cennetin ortasına (Cenneti Firdevse) iskân etsin. Yazan Vecibül Hatip’tir. Sene 728 göç yılı.” Yazılıdır.

Not: Kaynaklarda Hicri 728, Miladi 1327 tarihli olan bu kümbetin Anadolu Selçuklu döneminde yapıldığı yazılıdır. Halbuki Anadolu Selçuklu Devleti 1308 tarihinde yıkılmıştır. 1327 yılı İlhanlıların (Moğol) istilası olan bir dönemdir. Bunu; Sanat Tarihi Profesörü Hamza Gündoğdu, Alemşah Kümbeti ile ilgili araştırma makalesinde şöyle açıklamıştır:

Osmanlı Devletinin henüz kuruluş yıllarına rastlayan bu tarihlerde, Onların çok yakınında Sivrihisar’da, İlhanlılar tarafından yaptırılan yapılardan birisi ile karşılaşıyoruz. Aslında bu devirde Anadolu’da yapılan eserleri İlhanlılara maletmek doğru değildir. Çünkü İlhanlıların kopup geldikleri yerlerde bilhassa İran’da yaptırdıkları eserlerle bunlar arasında önemli üslup farklılıkları vardır. Anadolu’da bu devirde yaptırılmış olan eserleri ancak kronolojik bakımdan İlhanlılar devrine maletmek gerekir. Sivrihisar’da İlhanlının hakimiyeti yıllarında yapılan ALEMŞAH KÜMBETİ ise her haliyle bir Anadolu Selçuklu eseridir. Aynı zamanda bu yapı Anadolu’ya Selçuklular tarafından getirilmiş sağlam mimari üslubun İlhanlılarca da tamamen benimsenmiş olduğunu kanıtlar. demiştir.

Alemşah Kümbeti, Sivrihisar Kubbeli Mahallesi, Alemşah Caddesi 2928 HC nolu pafta, 185 nolu ada, 20-12 nolu parselde Ulucami’nin kuzeyinde yer alır. Eskiden etrafı medrese ile çevrili iken bugün yapılan istimlak sonrası çevresi açılmış ve park haline getirilmiştir. Cam ve söğüt ağaçlarının asu­de gölgesinde tarihten gelen uhrevi huzur ve sükunu sürdürmektedir.

Alt kat Dış 8.07 x 8.17 – İç 4.87 x 5.49 m. Üst kat Dış 8.03 x 8.07 – İç 5.42 x 5.49 m. Tek mekanlı çift katlı kare planlı, basık tonoz örtülü, üst kat kare planlı, kubbe ile örtülü kubbe üzerinde de tuğladan piramidal bir örtü bulunmaktadır. 1. ve 2. kat dış yüzleri ile ikinci katın iç yüzü tamamen mermer kaplama, kubbe ise yine sıvasız küfeki kesme taştan yapılmıştır.

İkinci kata çıkan altışar adet iki taraflı yivli asma merdivenlerin altındaki dar bir kapıdan sonra merdivenlerle alt kata girilir. Burası batıya açılan üzeri sivri kemerli bir kovukla aydınlanır. Boşluğun ortasında güney ve kuzey yönünde bir kemer ve iki yanında, yükü kemere binmiş tonozlarla, ikinci katın zemini tesbit edilmiştir. (Seydi Mahmud Zaviyesi’ndeki Eyvanlı Mescid’de olduğu gibi kemer iki adet olmayıp bir tanedir.) Eskiden bu kemerin altında, Melikşah Bey’in kardeşi Sultan şah Bey’in kabrinin bulunduğu anlaşılıyor. Zemin kat halen boştur.

2. katta bulunan mescid kısmına, sağlı sollu altışar basamaklı merdivenle çıkılır. Mescid bölümüne giriş, sivri kemerli bir nis içerisindeki basık kemerli kapı ile sağlanmıştır.

Geometrik bezemeli gövdeli sütuncelere oturan, iki kademeli sivri kemerli kapı nişinin üzerinde, kemerin iki yanında birer kabara yer alır. Kapı nişi kademeli geometrik bitkisel ve figürlü bezemeli dört sıra seride çevrelenmiştir.

Dr. Hamza Gündoğdu, “portal çevresinin geometrik süslemeleri meyanında, dışta ortaları derin oyulmuş bir ters ve bir düz köşeli (Y) şekillerinin, mimariden başka halı, çini, minyatür ve madeni eserlerin bordürlerinde kullanıldığını ifade eder. Geometrik figürlü plastik süslemeler açısından daha da önemli kabul ettiği, ikinci bordür sisteminde palmetlerden başka, yıldızların ortalarında bazen sarmaşık şeklinde bir sapa bağlı olarak yan yana küçük hayvan başları da tasvir edildiğini beyan eder. Aynı bordürde solda sütünce başlığının hizasında, ağzı yukarıya doğru tasvir edilmiş balık figürü, Alemşah Kümbetini figür yönünde zenginleştirir. Muhtemelen balık, burç sembolü olarak resmedilmiştir. Alemşah Kümbeti tamamen Anadolu Selçuklu etkili, ancak figürleri ve sembolik anlamları yönünden, daha çok eski Türk dinlerine dayalı önem arz eder” diyor.

Portalin derin sivri kemeri ile gerisindeki giriş kapısının basık kemeri arasında kitabe bulunmaktadır. Okunuşu söyledir:
1- Hüvallahirrahim
2- Bena hazıhil imaret eşşerife
3- El emirül kebir melikiil ümera vel eka- rimü camiü
4- El meali vel mekarimii ebııl hayrati vel hasenati
5- Meliksah bey edamallahü tevfikahii ve sehhele ilel cenneti
6- Tarikahu liecli ahihi el ecillel merhumul mağfur es said
7- Eş-şehid bizzulmu fi unfuvani sebabihi sultan şah bey bin kiro
8- Baltu tegammedehüm bi gufranihi ve eskenehünı bi lıayici cinanihi fi muhar­rem sene semanü ve işrine seb’a mieh. Ke­tebehu vecihül hatip- 728 / 1327

Türkçe Çevirisi: Allah Rahimdir. Bu imareyi büyük emir ümeranın meliki kerem ve yücelikleri kendinde toplayan ha­yır ve hasenat babası Melikşah Bey; Allah yardımını devam ettirsin cennet yollarını kolaylaştırsın zulümle gençlik çağında şe­hid olan merhum ve mağfur (Allah’ın rahmet ve affı üzerine olsun) said cennetin bir köşesinde meskun ve gü­nahları af olası kardeşi Kiro Balto oğlu Sultan Şah için yaptırdı. Yazan vecihül hatiptir. 728 Muharrem/ 1327 H.

İlhanlı Hükümdarı Ebu Said Bahadır tarafından, Anadoluyu işgali ile görevlendirilen Balto, Konya Selçuklu Devletini ihya etmek ve daha doğrusu bir fırsatını düşürerek kendi ve yakınlarına bir devlet teşkili niyeti ile hareket etmiş Moğol To­rnan Beylerinden biridir.

Gıyaseddin Mesud’u kendine tabi kılınış ve İstiklal ilan etmişse de; İlhanlılar’dan Gazan Mahmud, 3 tümen askerle Emir Katalağ Şah’ı Anadolu’ya göndermiş ve Baltoyu mağlup etmiştir. Kaçan Balto, Tebriz’de öldürüldü. (696) Sultan Gıyaseddin Mesud (II), İran’a celp edilip Hemedan’da tevkif edilmiş ise de, sonra tahtına iade edildi. Bu kitabeden, Balto’nun oğlu Melik Şah Bey’in kardeşi Sultan Şah için bu türbeyi yaptırdığı anlaşılıyor.

Kapıdan içeri girildiğinde, kapı hatılında değişik desenlerle süslü bir kilit taşı bulunduğu görülür. Kapının karşısında bir, sağ ve sol tarafta ikişer olmak üzere beş pencere vardır. Soldaki iki pencere ortasında, küçük bir mermer mihrap bulunmaktadır. Mescid katı 5. 40 m. çapında bir kubbe ile örtülmüştür. Kubbe kesme taştan keza yan duvarları gibi sıvasızdır. Kubbeye geçiş dört sıra mukarnaslı tromplarla sağlanmıştır. Alt sıradaki mukarnasların köşeliklerin de ve iki yanlarında bitkisel bezemeler mevcuttur.

Dışta dikdörtgen biçimindeki pencerelerin tümü, içte sivri kemerli nişler içine alınmış yine dikdörtgen biçimindedir. Dış görünüşünde cepheleri oluşturan kü­bik gövde, üst köşeleri pahlanarak sekiz­gen kasnağa geçilmiş ve üzeri sekizgen piramit külahla örtülmüştür. Tüm cepheler, mescid kısmı zemini hizasında üstte düz, altta kaval iki silme arasında yer alan taşkın konkav bir şerit ile çevrelenmiştir.

1974 yılına kadar Belediyenin depo olarak kullandığı bu yer, Tarihi Eserleri Koruma Derneği adına tahliye ettirildi. Piramidin tepesi yıkık olduğundan, piramitle kubbe arasındaki boşluğa yüzlerce güvercin sığınmış, pençeleri ile tutundukları tuğlaları tahrip ettikleri gibi, kar yağmur girmesi ile güvercin gübreleri asit etkileri ile iç kubbeyi tahrip etmekte olduğundan, boşluk temizlenip piramidin köşegenleri ile uyum sağlayacak şekilde ahşap bir külahla, piramidin tepesini kapatmış, Ulucami’nin düşen külahına ait alemi, tamir ettirip buraya takmış, türbe dışına konulacak elektrik panosu ile kumanda edilir düşüncesi ile piramit tabanından geçirilen antigron kabloyu kubbeden sarkıtmış ayrıca bir zincir asıldı.

1980 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün yaptığı restorasyon sırasında kü­laha dokunulmamış ancak elektrik tesisatı çekmek için bu nadide eserin işlenmiş mermerleri delinip tahrip edilmiştir. İki taraflı asma çıkış merdiveninin sa­hanlığının da, merdivenler gibi pahlı olduğunu gösteren eski fotoğraf, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne gönderilip; belki de kati kabulü yapılmamış restorasyonda; sahanlık mermeri alnının aslına uygun hale getirilmesi istenmişse de yaptırmak bir tarafa dilekçeye cevap bile verilmemiştir.

Vakıflar, restore adına Belediyenin koyduğu beton sahanlığı mermere çevirmekle yetinmiştir. Elektrik yapılırken tahrip edilen eserin sahanlıkla da mimari özelliği bozulmuştur.

Genel Değerlendirme: Alemşah Kümbetinde simetriye ve ayni motiflerin tekrarına asla yer yoktur. Bir kere kapı dahi, doğu duvarının tam ortasında değildir. Kapının sağ ve solundaki bezemeler, kabara ve kapı üzerindeki rozetler dahi bir birinden farklıdır. Kapı içindeki kilit taşının, mihrabın sağ ve solunun mihrap üzeri sivri kemerin sağ ve sol bezemeleri trompların bezemeleri tamamıyla farklıdır. Tromplardan bazıları konkav bazıları konveks görünüm vermektedir.

Dış görünümde pencere çevresi bezemelerinde de bu farklılıklar görülür. Tüm türbedeki simetriye yer vermeyen tanzim ve bezemelerde tam bir uyum ve göze hoş gelen bir güzellik vardır. Nadide bir ağacın yapraklarındaki farklılığın güzelliğe güzellik kattığı gibi.

Bu vasıfları dolayısı ile Alemşah Kümbeti, merhum Yılmaz Önge Bey’in tarafıma beyan ettiği ve başka uzmanların teyid ettiği üzere emsalleri arasında tek denilse yeridir.

Ermeni Kiliselerinin Doğu Anadolu’daki Türk mimarisine ve taş işçiliğine tesir et­tiği (Diez. E. Türk Sanatı-Çeviren Oktay Aslanapa) iddialarına karşı, Alman Sanat Tarihçisi Katharina Otto Dorn: Ermeni taş işçiliğinin ve süslemeciliğinin Türk Sanatı’na tesiri söz konusu olmayıp, kendini İslam Sanatı içerisinde ilk olarak Samerra’da gösteren Türk Sanatının Ermeni Sanatı’na tesiri söz konusudur diyor. Kitabede imaret geçmesi bu eserin aynı adı taşıyan medrese ve mescitle birlikte yapıldığını ifade eder.

***

Alemşah Kümbeti kapı üzeri kilit taşı ve kubbe geçişleri ⇓ Fotoğrafları büyük görüntülemek için üzerine tıklayın.

  
Kaynaklar:
Orhan Keskin – Bütün Yönleriyle Sivrihisar, 2001
Prof.Dr. Hamza Gündoğdu
Foto: Hadi Mousavi
Derleyen/Editör: Murat Sevimbay