OtoHemoTerapi Nedir ?

  • 23 Eylül 2016
  • 4.240 kez incelendi.

Otohemoterapi 110 yılı aşkın bir süredir dünyada kullanılan ve bilimsel araştırmalar ile kanıtlanmış bir tedavi yöntemidir.

Not: Bu yöntem ‘PRP’ (Platelet Rich Plasma) ye benzer fakat tam olarak PRP değildir. PRP de alyuvar, akyuvar ve trombositler ayrıştırılarak trombositleri enjektör ile alarak hastanın rahatsızlığı bulunan dizi, omuzu, beli gibi bölgelerine enjekte edilir. OtoHemoTerapi ise kendi kanını direk veya ozon katarak kalçadan enjekte edilmesidir.

Amerika’da 1940 yıllarında Dr. Rosenow yaptığı çalışmalarında, minör otohemoterapi ile hastaya, kendi kanının enjeksiyonu ile, (bir nevi aşı) immün hareketlilik oluşturarak, antikorların çoğalmasına katkı sağladığı, bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Bu tedavi yöntemi aslında yeni değildir.

1913 senesinde Fransız kökenli bir doktor F. Ravaut. 1938 senesinde Amerikan Tıp Derneği Dergisinde minör Otohemoterapi’nin psoriasis hastalığını yani dermatolojik sedef hastalığını tedavi edilebileceği ve farklı hastalıklara karşı profilaktik yani önleyici bir tedbir olarak kullanılabileceği, makale şeklinde yayınlanmıştır.

Otohemoterapi (Autohemotherapy) Nedir:

Minör otohemoterapi: Kişinin damar yolundan alınan kanının, Kişiye geri enjekte edilen ve immün aktivasyon hareketlenmesini sağlayarak antikorların üretimini ve harekete geçmesini teşvik ettiği bilimsel olarak kanıtlanarak açıklanmıştır.

Kısaca otohemoterapi, damarınızdan alınan kendi kanınızın, doktor tarafından uygun görülen bölgeye intramüsküler olarak uygulanmasıdır.

Otohemoterapi nin Faydaları ve Yan Etkileri:

Dünya’da gelişmiş ve yenilikçi tıp merkezlerinde sorunsuz ve güvenle uygulanmaktadır. Otohemoterapi tedavisi ile alakalı sayılamayacak kadar çok bilimsel çalışma örnekleriyle, tedavi gücü ispat edilmiş bir uygulamadır. Neredeyse bütün hastalıklarda uygulanabilir bir yöntemdir.

Yan etkileri ve kontraendikasyonları yoktur. Bu sayede güvenle doktorlar tarafından uygulanabilir. Tedavi başladıktan sonra kısa zamanda hastalıklarda iyileşmeye yönelik ilerleme olması, tedavilereden sonra oluşan iyileşmenin, genellikle rapel yani pekiştirme kürüne gerek kalmadan kalıcı olması. Yaş sınırlaması, erkek veya kadınlar, hamilelik, emzirme gibi sınırlaması yoktur. Herkeste güvenle kullanılabilir. Yeter ki steril bir ortamda uygulansın.

***

Herkesin Hastalığının İlacı; Kendi Kanında Mevcuttur

Diyarbakır Çocuk Hastanesi Başhekimi DR. ATİLLA YAZICIOĞLU

dr-atilla-yazicioglu

 

Otohemoterapinin etkinliği ve güvenilirliğiyle ilgili farklı ülkelerin üst düzey tıbbi merkezlerinde yapılan sayısız bilimsel çalışmalar, bu yöntemin hastalıkların birçoğunda hızla iyileşmelere ve “süregen-zinde immün aktivasyona” vesile olduğunu gözler önüne sermektedir.

OTOHEMOTERAPİNİN KELİME MANASI

“Otohemoterapi” kelimesi Latince kökenli tıbbi bir kelime olup orijinal haliyle “autohemoterapia”, ingilizce bilimsel kaynaklarda ise “autohemotherapy” şeklinde yazılmaktadır. Auto; kendi kendine, hemo; kan, terapia; tedavi, demektir. Yani; kendi kanınızla tedavi edilmeniz manasındadır. Aslında sadece kelime manası dahi bu tedavi metodunun farklılığı ve önemi hakkında bir kanaat oluşturmaktadır. Dünyanın en saygın tıbbi literatür sitelerinde sayısız bilimsel çalışmalar mevcuttur. “Otohemoterapi” olarak bilinen tedavi yöntemiyle alakalı çalışma ve tespitler vardır.

OHT’Yİ GÜNDEME TAŞIMANIN ÖNEMİ

Dünyanın birçok ülkesinde kürsüleri ve ilgili branşları bulunan, tedavinin uygulanış amacı, şekli ve elde edilen sonuçların değerlendirilmesi dikkate alındığında aslında çok önemli bir tıbbi tedavi yöntemi olan, ülkemiz tıp camiasında ise maalesef bilinmeyen veya alternatif tıp gibi algılanan otohemoterapiyi kelime olarak dahi çoğu hekimlerimizin duymadığı ve bilmediği, aslında daha manidar bir söylemle; tıp fakültelerimizde 50 yılı aşkın bir süredir anlatılmayan ve öğretilmeyen bu mükemmel bilimsel tedavi yöntemidir.

Otohemoterapinin 100 yılı aşkın bir süredir tıp alanında en gelişmiş ülkeler dahil dünyanın hemen hemen tamamında uygulandığı gösterilmektedir. OHT, en saygın tıbbi literatürlerde sayısız çalışma ve tespitler yayınlanan, uygulaması kolay, yan etkisi olmayan, tercih noktasında mükemmellik arzeden bir tedavi yöntemidir. En önemli husus ise; dünya tıbbının bütün medikal akademik kategorilerinde otohemoterapiyle alakalı birçok başarılı vaka örnekleri ve bilimsel çalışma sonuçları olmasına rağmen, ülkemizde halen tıp camiasının gündeminde bulunmamasıdır.

Dünya tıbbında yaygın olarak uygulanan, bilimsel çalışmalarla yararlılığı sayısız literatür kaynaklarında yayınlanan OHT’yle ilgili bu çalışmada öne sürülen ve ispatlanmaya çalışılan hipotezler şunlardır :

Otohemoterapi, bir alternatif tıp yöntemi değildir.

OHT, tüm dünyada 100 yıldan beri güvenle uygulanan bir tıbbi tedavi yöntemidir.

OHT’nin immün sistemde oluşturduğu aktivasyon ile kronik ve en ağır hastalıklarda dahi etkin ve kalıcı bir iyileşme sağlanabilmektedir.

OHT sağlıklı bireylerde uygulandığında hastalıklara karşı süregen bir koruyucu etki sağlamaktadır.

Tıbbi tedavi yöntemleri içinde en kolay ve en ucuz bir yöntem olarak OHT’nin sosyal ve mali açıdan çok önemli avantajları vardır.

Bu tedavi yönteminin ülkemizde yarım asırdır tıp gündeminin dışında tutulması ciddi bir kayıptır. Bu durumun hem ayrıntılı olarak sorgulanması, hem de bilimsel gerçekliğiyle fakültelerimizin ders müfredatına koyularak OHT hususunda bir ihtisas dalı oluşturulması gerekmektedir.

OTOHEMOTERAPİNİN TEDAVİDEKİ EN ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ

OHT ile alakalı dikkati çeken en önemli husus şudur: Hiçbir tıbbi tedavi yöntemi OHT’deki kadar farklı hastalık gruplarında güvenle ve etkin olarak kullanılamamaktadır.

İlaçların birçok yan etkileri olmasına rağmen OHT’de herhangi bir yan etki ve kontraendikasyon görülmemektedir. Zira enjeksiyonla geri verilen, kişiye hiçbir yabancı antijenik özelliği olmayan, en dost bir materyal olarak kişinin kendi kanıdır. Uygulamada sadece bir enjektör parası kadar ucuz bir maliyetle ve en kolay bir uygulama şekliyle mucize denebilecek sonuçlara ulaşılabiliyor olması, tedavinin önemini açıkça ortaya koymaktadır.

Bilimsel çalışmalarla elde edilen sonuçlarda; OHT’nin bağışıklık sistemini kısa sürede aktive ederek oluşan immün yanıtın hastalıkların pek çoğunda hızlı bir iyileşme sürecini hemen başlatması oldukça önemlidir. Özellikle de kronik seyirli ilaca bağımlı ancak çoğunlukla tedaviye dirençli veya yetersiz yanıt veren vak’alarda OHT sayesinde kısa sürede iyileşmenin başlaması, gittikçe artan bir iyileşme trendi, ve tedavi sonrasında ise hastalardaki iyileşme bulgularının kalıcı olması, otohemoterapiyi diğer tedavi metodlarından ayıran en önemli özelliklerdendir. OHT; halen tüm gelişmiş ülkelerdeki en üst düzey akademik tıbbi merkezlerde birçok hastalığın tedavisinde uygulanmaktadır.

OTOHEMOTERAPİNİN DİĞER TEDAVİLERDEN FARKLILIĞI VE ÜSTÜNLÜĞÜ

Bilinen bir gerçektir ki; hastaların tedavilerinden daha önemlisi hastalanmayı önleyici tedbirlerin ve işlemlerin uygulanması ve hastaların en kolay, en ucuz ve en etkili tedavi usulleriyle tedavi edilmeleridir. Otohemoterapiyi diğer tedavilerden farklı ve üstün kılan en dikkat çekici özellikleri :
1- Dünya genelinde gelişmiş tıp merkezlerinde güvenle uygulanıyor olması.
2- Ülkelerin birçoğunda bu tedaviyle alakalı sayısız bilimsel çalışma örnekleriyle tedavi etkinliğinin ispat edilmiş olması.
3- Hemen hemen bütün hastalıklarda uygulanabilirliği.
4- Yan etki ve kontraendikasyonlarının olmaması.
5- Kısa sürede iyileşme bulgularının ortaya çıkması.
6- Tedavi sonrası oluşan iyileşmenin, çoğu kez rapel (pekiştirme kürü) gerektirmeyecek şekilde kalıcı olması.
7- Kolay erişilebilir ve uygulanabilir bir tedavi metodu olması.
8- Herhangibir yaş, cinsiyet, hamilelik, emzirme vs. sınırlaması olmaması.
9- Uzun süre ilaç kullanımından hastayı kurtarması.

OTOHEMOTERAPİNİN SOSYAL AVANTAJLARI

Hangi tedavi metodu olursa olsun, o tedavi usulünün hastanın iyileşmesine sunduğu katkının yanı sıra, hastaya, hasta yakınlarına ve tedaviyi uygulayan hekime yönelik sosyal yansıması da en az uygulanan tedavinin iyileştirici etkisi kadar önemlidir.

1-Vücut bağışıklık sistemini aktive ederek hastalığı oluşturan sebebi tespite yönelik bir analiz sürecini başlatmasıdır
2- Koruyucu Tıp Açısından Çok Önemli Oluşu
3- Mortalite Oranlarına (ölüm oranı) Olumlu Katkısı
4-Diğer İlaçlar ve Tedavi Metodlarıyla Birlikte Kullanılması
5- Sağlıklı İnsanlarda Kullanılabilirliği (OHT, sağlıklı görünen bireylerde bağışıklık sistemini aktive edip zinde tutarak kanser gibi tehlikeli hastalıkların oluşmasına da engel olur.)
6- Mali Açıdan Çok Avantajlı Bir Tedavi Yöntemi Olması

OTOHEMOTERAPİNİN MALİ AVANTAJLARI

Dünya tıp literatürlerinde otohemoterapiyle alakalı yayınlanan çalışmalarda üç önemli özelliğinin ön plana çıktığını görülmektedir:
1- Hastalıkların hemen hemen tamamında çok etkili olması.
2- Çok kolay uygulanabilmesi.
3- Ekonomik anlamda maliyetinin çok ucuz olması.

Otohemoterapinin sağladığı en önemli mali avantajlardan biri, hasta ve yakınlarıyla genel sağlık bütçesinde ciddi sıkıntılar oluşturan hastanede yatma süresinin azalmasını sağlamasıdır. Otohemoterapinin sağladığı çok önemli kazanımlardan biri de, immün sistemi aktive ederek hastalıkların nüksetmesini önlemesidir.

Kısa sürede ve kalıcı olarak sağladığı iyileşme sayesinde gereksiz ilaç kullanımı ve kaynak israfının oluşturduğu mali yükü, bireysel ve dolayısıyla da global manada ortadan kaldırmasıdır. İki alternatif tedavi aynı sonucu sağlıyorsa, daha az maliyeti olan yöntem tercih edilir.

KAYNAKLAR

Otohemoterapiyle alakalı bu çalışmada yöntem ve kaynak olarak; dünyanın en geniş, saygınlığı ve veri güvenilirliği kabullenilmiş tıbbi literatür tarama sitelerindeki makaleler ve yayınlardan yararlanılmıştır. Özellikle, NCBI (National Center for Biotecnology Information) ve bu bilimsel sitenin içinde en fazla bilimsel çalışmaların yayınlandığı ve tarandığı veritabanı PUBMED başta olmak üzere, LOCATORPLUS MEDLİNE, COCHRANE LİBRARY gibi birçok yabancı ve yerli bilimsel web sitelerindeki kaynaklara başvurulmuştur.

***

SONUÇ

İnsan sağlığı ile alakalı ilaç, aşı ve bir çok medikal malzemelerin tedavi sektöründeki devasa sermayeleri, maalesef dünya genelinde bazı çıkar ve rant çevrelerinin tekelinde toplanmıştır. Bu ve benzeri sektörlerde dünyadaki en büyük pay sahipleri çoğunlukla bu rant odaklarıdır. Bu piyasalardaki baş döndürücü maddi menfaat boyutu, çoğu kez sağlığı olumsuz etkileyecek yanlış tespitleri ve yönlendirmeleri içeren reklam ağırlıklı çalışmaları da ön plana çıkarabilmektedir. Meselenin daha iyi anlaşılabilmesi için (her ne kadar proje konusuyla doğrudan ilgili değil gibi addedilse de) temelde yatan esas soruna ışık tutabilecek nitelikte çarpıcı bir örnekleme yapılacak olursa: Bu çıkar odaklarının yıllarca ayçiçek yağı ve paket margarinlerin tüketimi ile ilgili bir şekilde ulaştıkları sözde sağlıkçılar vasıtasıyla yaptıkları yanlış yönlendirmeler, özendirmeler ve sağlığa zararlı teşvikler sonucu bu yağların onların anlattıkları şekilde vücut dostu olmadığı, aslında damarları büyük ölçüde tıkayıp kalp ve damar hastalıklarına zemin hazırladığı günümüzde yapılan bilimsel çalışmalarla ispatlanmıştır.

Yine bir zamanlar yumurta yemeyin, kolesterolünüz yükselir deyip çok değerli bir besin kaynağı olan bu doğal gıdadan insanları mahrum bıraktıran zihniyetle, daha sonra oldukça pahalı olan kolesterol ilaçlarını gereksiz yere sayısız sağlıklı insanlara reçete olarak yazdırıp kullandırtan zihniyet eşgüdümlü olup, bunların sağlığa verdikleri zarar, bugün sağduyulu bilim adamlarınca da kabullenilmektedir. Nitekim son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalarla, yumurtanın, zeytinyağının, tereyağının vs. aslında sağlık için ne kadar yararlı olduğu ispatlanmıştır. Tıpkı bu örnekte olduğu gibi; dünyada sağlık alanında kullanılan ilaç hammaddeleri dahil medikal birçok sektörü elinde tutan bu rant odaklarının çıkarlarına ters düştüğü içindir ki; en az maliyetli ve en etkili bir tedavi yöntemi olarak OHT yöntemini gündem dışında tutmak için dünya genelinde sürekli gayret etmişlerdir.

Örneğin; Brezilya’da otohemoterapi’nin etkinliğini dünyaya ispat eden, yaptığı sayısız başarılı çalışmalarla literatürlere giren, Dr. Luiz Moura’nın bu rant çevrelerinin uyguladıkları karalama politikaları sonucu onlarca yıl mahkemelerde yargılatılması, bunların en çirkin oyunlarına sadece bir örnektir. Yabancı web sayfalarında bu bilim adamının ismiyle girildiğinde, OHT uygulamaları nedeniyle ne kadar karanlık senaryolara maruz bırakıldığı görülecektir. Sonuçta ise tüm Brezilya’daki mahkemeler Dr.Luiz Moura’nın lehine karar vermiş, saygın bir bilim adamı olarak tıp literatür tarihindeki yerini almıştır.

Ülkemizde 45’li yıllarda İstanbul Tıp Fakültesinde yabancı asıllı tıp profesörleri tarafından OHT ders olarak anlatılırken, sonraki zamanlarda tıp fakültelerindeki eğitim müfredatından bu bilimsel tedavi yöntemi niçin çıkartıldı ve son yarım asırdır ülkemizde altı yıllık tıp eğitiminde hiçbir derste OHT’nin kelime olarak dahi talebelere bahsedilmedi. Gelişmiş birçok ülkede kürsüleri ve branşları bulunan OHT, ülkemizde tıp gündeminin dışında tutulmaya çalışıldı. Vicdan perspektifinden meseleye bakıldığı zaman, aslında hasta için en yararlı olan yol, en ucuz ve en etkili usulün tercih edilmesi gerekirdi. Dünyanın bir çok üst seviyede tıp merkezlerinde bu hususla alakalı mikromoleküler ve biyokimyasal düzeyde bilimsel çalışmalar son hızıyla devam ediyorken, ülkemizde OHT’yle ilgili sadece bireysel- sporadik uygulamaların dışında bir çalışma yapılmayışıdır. [/toggles]

eml

url-1:medifem.net/otohemoterapi
url-2:sislimed.com/otohemoterapi+autohemotherapy.html
url-3:star.com.tr/saglik/herkesin-hastaliginin-ilaci-3b-kendi-kaninda-mevcuttur-haber-827997
url-4:atillayazicioglu.com.tr/2015/05/23/otohemoterapi-autohemotherapy

Etiketler: , , , ,

Yorum Yaz