Bilginin Kaynak­ları ve Bilim

  • 23 Haziran 2014
  • 2.282 kez incelendi.

Bilimsellikten ne anlaşılması gerekir.

Bilim ne demektir?

Bilim, çeşitli bilgi türleri için­de kendine has özellikleri olan bir bilgi çeşidi olarak tarif edilir. Bilimin amacı, en geniş mana­sıyla evreni anlamaktır. Bilim bu amaca erişmek için de olguları tanımlama ve açıklama yolları­na başvurur. Tanımlamada bir olgunun meydana gelişi tespit edilirken, açıklamada olgunun teşekkül sebebi ortaya konur. Günlük bilgi, bilimsel bilgi, sanat bilgisi, dini bilgi gibi bilgi türleri sayılabilir. Bu bilgileri birbirin­den ayıran özelliklerin başında farklı metotlarla elde edilmeleri gelir. Herhangi bir bilgi deney­le, gözlemle, akılla, tecrübe ile, sezgi ve mantık gibi metotla­rın bir veya birkaçını kullanarak elde edilebilir ve ona göre bil­giler arasındaki farklılık ortaya çıkar.

Nitekim matematik, mantık gibi formel bilimlerde gözlem ve deneyden uzak, daha çok akla dayanan bir metot kullanılır­ken; fizik, astronomi ve biyoloji gibi bilimlerde deney ve gözlem daha önemlidir. Diğer taraftan tarih ve toplum bilimlerinin de kendine has farklı metotları var­dır.

Bu açıklamalardan da anla­şılacağı gibi, her çeşit bilgi bilimseldir. Ancak elde ediliş metotları farklıdır. Bu bilgi çeşit­lerinden birisi de bilimsel bilgidir ve o gözlem ve deneye dayanır. Bilimsel bilginin farkı, sadece deneye ve laboratuvar gözlemle­rine dayanan bir bilgi olmasıdır.

Bilimler tek bilgiye indirgenmek isteniyor

Pozitivist felsefe taraftarları ve ateist evrimciler, bütün bilimleri bilimsel bilgiye indirgemeye çalışırlar ve diğer bilgileri bilgi olarak kabul etmek istemezler. Oysa bu anlamsız ve yanlış bir tutumdur. Bilimsel bilginin dışın­daki bilgilere itibar etmeyecek olursak, laboratuvara girmeyen, sosyal, felsefî ve dinî sahalar­daki eğitim kurumlarını nereye koyacağız? Edebiyat fakültele­ri, İlahiyat fakülteleri, İşletme, Siyasal ve Hukuk Fakültelerinin bölümlerinde okutulan ve öğre­tilenleri, hatta matematiği bilim saymayacak mıyız?

Bilimde, akıl ve mantık kul­lanılır, objeler arasında kıyas­lama yapılır, fikir yürütülür. Bunlar laboratuvara girmedi diye bilim dışı sayılamaz. Bir konu Kur’an’da geçiyorsa ya da bir hadis kitabında yer alıyorsa, o da bir bilgi çeşididir.

Bilimlerin birbirleriyle bağ­lantılı olduğu dikkate alınmalı, fakat tüm bilimlerin de söz gelimi fiziğe indirgenemeyeceği de göz ardı edilmemelidir.

Gerçekler ve bilimsel bilgi

Bu açıklamalardan sonra yukarıdaki soruya dönersek, Hz. Âdem babamızın ve Hz. Havva validemizin yaratılışlarının bilimsel bir olay olduğu anlaşılır. Ancak, bilimsel bilgi değildir. Yani, karbon ve oksi­jeni laboratuvarda bir araya geti­rirsiniz. Karbondioksit ortaya çıkar. Bu bilimsel bir bilgidir. Ama, Hz. Âdem’in ya da Hz. Havva validemizin yaratılışını laboratuvarda tekrar gözlememiz mümkün değildir.

Siz dedenizin dedesinin var­lığını deneyle gözleyemezsiniz.

Ona ait kemik vs. delilleri de bulamasanız, o zaman onun varlığı da bilimsel ve gerçek değildir mi denilecek. Laboratuvara girmeyen meseleleri bilimsel kabul etmiyorsanız, şu halde dedenizin varlığını da inkâr etmeniz gerekir. Dedeniz­den önceki bütün sülalelerinizi öğrenmek ve onlar hakkında bilimsel bilgi elde etmek için, deneyi ve Laboratuvarı mı düşü­nürsünüz? Ya da dedelerinizin yaşamış olduğunu deneyle mi ispatlamaya çalışırsınız?

Gözlem ve deney tek bilgi kaynağı değildir

İşte bütün bunların yaratı­lışı tekrar gözlenemiyor diye, o yaratılış olaylarının cereyan etmediğini iddia etmek, bilimsel bir yaklaşım değil, ideolojik bir davranıştır.

Prof.Dr. Adem Tatlı

canertaslaman.com

Etiketler: ,

Yorum Yaz